DSP Genel Başkanı Aksakal:AB Ülkeleri artık KKTC’yi tanımalı

Eklenme Tarihi: 20 Ekim 2020

Demokratik Sol Parti (DSP)  Genel Başkanı Önder Aksakal, “İnanıyorum ki önümüzdeki süreç artık gerek Türkiye Cumhuriyeti gerek KKTC Devleti açısından tanınma olayının ön plana çıkarıldığı, sınırların kesinleştirildiği bir görüşme sürecinin başlayacağı dönem olacaktır. Bunu da başarabileceğimize ben inanıyorum.” dedi.

Aksakal, gündeme ilişkin açıklamalarda bulunduğu AA muhabirinin sorularını yanıtladı.
Doğu Akdeniz’deki gelişmeleri değerlendiren Aksakal, “Doğu Akdeniz’de öteden beri bizim savunduğumuz bir husus var. Türkiye’nin üç tarafının denizlerle kaplı olması ve dünyanın en önemli jeopolitik konumunda bulunması, emperyal sistemin iştahını her zaman kabartmıştır.” diye konuştu.

Akdeniz’in kendine özgü bir özelliğinin daha bulunduğunu aktaran Aksakal, Kıbrıs Adası’nın “yıkılmaz, sarsılmaz, yeri değiştirilemez bir uçak gemisi” konumunda olduğunu söyledi.

Aksakal, şöyle devam etti:

“(Kıbrıs) Orta Doğu’ya hakim, Asya’ya, Avrupa’ya ve Afrika’ya hakim pozisyonda. Öncelikli olarak olaya şuradan bakmak gerek, Kıbrıs Adası Osmanlı döneminden bu yana 450 yıllık bir geçmişe sahip Türk vatanıdır. Bütün dünya devletlerinin öncelikle bu gerçeği kabullenerek siyasi argümanlarını geliştirmesi gerekir. Bunu reddederek, 500 yıl öncesinin bin yıl öncesinin hevesleriyle bu topraklarda bir hakimiyet kurma idealini hala yaşatan varsa, bu bir hayaldir ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti var olduğu sürece bu hayal asla gerçekleşmeyecektir. Akdeniz’de emperyal sistemin, özellikle ABD’nin öncülüğünde ve AB ülkelerinin güdümünde Yunanistan öne çıkarılarak kullanılmaya çalışıldığı, deniz altındaki enerji kaynaklarına sahip olma stratejisi var. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin de kendi sınırları içerisinde gerek kara vatanı, gerek mavi vatanı içerisinde hakkı bulunan bölgeler var.”
Türkiye’nin özellikle Doğu Akdeniz’deki araştırmalarının, sondaj gemilerinin çalışmalarının hiçbir ülkenin ya da milletin hak ve menfaatlerine yönelik olmadığını vurgulayan Aksakal, Türk milletinin geleceğine ve ihtiyacına yönelik enerji arayışlarını içeren bu çalışmaların devam etmesi gerektiğini vurguladı.
Aksakal, “Özellikle Oruç Reis’in çalışmalarının, orada elde edilen verilerin en kısa zamanda, aynı Karadeniz’de olduğu gibi müspet sonuçlarının ortaya çıkacağını, bizim özellikle ihtiyacımız olan ve gelirimizin büyük bir kısmını harcamak zorunda kaldığımız petrol ve doğal gaz ihtiyaçlarımızın buralardan karşılanacağını ümit ediyorum.” diye konuştu.
Karadeniz’de tespit edilen büyük rezervin ardından geçtiğimiz günlerde Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından yeni bir rezerv müjdesi daha verildiğini hatırlatan Önder Aksakal, oldukça güçlü bir yatak elde edildiğini belirtti.
Bu rezervin 2023’e kadar çıkarılarak halkın kullanımına sunulacağının açıklandığını kaydeden Aksakal, çalışmaların yoğunlaştırılarak sürenin kısaltılmasının iyi olacağı görüşünü paylaştı.

“AB ÜLKELERİ ARTIK KKTC’Yİ TANIMALI…”

Türkiye’nin tüm olumlu yaklaşımlarına karşın Yunanistan’ın diyalogdan yana tavır takınmadığını belirten Aksakal, şunları kaydetti:
“Yaklaşık 50 yılıdır Yunanistan’la aynı konular üzerinde tartışma durumunda kaldık. Bu bir havanda su dövme olayına dönüşmüş durumda. Bazı boş hayaller peşinde koşmanın ne Yunanistan’a ne de dünyanın diğer emperyal devletlerine yarar sağlamayacağını ortaya koymamız lazım. Kuzey Kıbrıs’ta 1983 yılında bir devlet ilan edildi, oradaki halkın ayrı bir millet ve devlet olarak yaşama arzusuna da demokratik teamüllere uygun olarak bütün dünya devletlerinin, kendilerini demokrasinin beşiği olarak ilan eden özellikle AB ülkelerinin saygı göstermesini ve KKTC’yi artık tanımaları gerektiğini düşünüyorum. Bundan sonra bu manada Yunanistan’la yapılacak bir görüşmenin de herhangi bir fayda getireceğine inanmıyorum.”

ERSİN TATAR’IN CUMHURBAŞKANI SEÇİLMESİ

KKTC’deki cumhurbaşkanlığı seçimini de değerlendiren DSP Genel Başkanı Önder Aksakal, Kovid-19 salgını başlamadan önce mevcut cumhurbaşkanının bazı açıklamalarına DSP olarak tepki gösterdiklerini hatırlattı. Aksakal, “Türkiye’nin Kuzey Kıbrıs’ı bir Kırım gibi ya da geçmişte bir Hatay örneğinde olduğu gibi bir uygulamaya tabi tutabileceği yönündeki söylemler bizi rahatsız etmişti.” dedi.
KKTC’nin başta Dr. Fazıl Küçük ve Rauf Denktaş olmak üzere binlerce mücahidin mücadeleleri ile bugünlere geldiğini ifade eden Aksakal, şöyle devam etti:

“Sayın Ersin Tatar güzel bir çalışma sergiledi ve 18 Ekim’de yapılan seçimlerden sonra DSP olarak bizim de siyasi çizgimize ve Kıbrıs’a bakış açımıza uygun politikalar üretebilecek bir cumhurbaşkanı seçilmiş oldu. İnanıyorum ki önümüzdeki süreç artık gerek Türkiye Cumhuriyeti gerek KKTC Devleti açısından tanınma olayının ön plana çıkarıldığı, sınırların kesinleştirildiği bir görüşme sürecinin başlayacağı dönem olacaktır. Bunu da başarabileceğimize ben inanıyorum.”

Maraş’ın da Türk toprağı olduğuna vurgu yapan Aksakal, bunu artık daha fazla tartışmanın ve siyaset malzemesi yapmanın mantıklı olmayacağını belirtti.
Aksakal, dünyanın en güzel yerlerinden biri olan Maraş’ın kısa sürede tamamının insanlığın hizmetine açılması gerektiğini de kaydetti.

(BRT/AA)