‘Kapanma kararı gibi açılma kararı da Bakanlar Kurulu tarafından belirlenecek’

Eklenme Tarihi: 22 Mayıs 2020


Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Kudret Özersay BRT’de özel yayında gündeme ilişkin Pembe Paşaoğluları’nın sorularını yanıtladı.

Özersay, hükümetin geçiş kapıların en erken zamanda açılmasını istediğini ancak bunun toplumun sağlığı pahasına olmadığının altını çizdi.

Kudret Özersay, “Rum tarafı şu şartlarla şu kişilerin geçisine 8 Haziran’dan itibaren yardımcı olabilirim diye bir açılım yapıyor kendince bir öneride bulunuyor. Bizim de oturup bir değerlendirme yapmamız gerekir. Biz hangi şartlarla ve hangi tarihten itibaren ne adımlar atabiliriz meselesini değerlendirmemiz gerekir. Değerlendirmeyi yapacak olan Bakanlar Kurulu’dur” dedi….

Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Kudret Özersay, Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ile Rum Yönetimi lideri Nikos Anastasiadis’in, sınır kapılarının açılması konusunda “anlayış birlikteliği” olabileceğini ancak kapıların açılması kararını hükümetin verebileceğini söyledi.

Kudret Özersay, “Geçiş kapılarını kapatırken nasıl ki Bakanlar Kurulu bütün bu kararları aldı.

Kademeli olarak da açarken Bakanlar Kurulu bu politikayı şekillendirip bu kararları almak durumunda. Cumhurbaşkanı bu istişareyi kendi muhatabı olan Kıbrıs Rum Lideri ile sağlar, sağladı zaten. Liderler arasında bir anlayış birlikteliği olur orda bir sıkıntı olmaz ama nihayetinde buna hükümetin karar vermesi gerekir. Hükümetin kararı olmadan hayata geçebilecek birşey söz konusu değil” dedi…

Özersay, “Kıbrıs Rum tarafı dün itibariyle geçiş kapılarının kısmi açılması konusunda iki taraf anlaştı diye açıklama yaptı. Ardından akşama bazı yabancı misyon temsilcilikleri de iki lider bu konuda anlaştı diye açıklamada bulundu. Oysa ki bugün bizzat Sayın Akıncı’ya da sorduk. Bunun Kıbrıs Rum tarafı tarafından önerilen birşey olduğunu söyledi. Çünkü hükümetin dahil olmadığı bu gibi böyle bir konuda uzlaşmaya varılması zaten mümkün değil. Kapılarda geçişlerin kısıtlanması, sağlık, muhaceret, güvenlik açısından tedbirin alınması ve kapatılma sürecinde tüm kararı hükümet verdiği için açılmasına ilişkin hükümetin olmadığı bir ortamda bir anlaşma sağlanamaz. Ortada böyle bir tezat durum var”diye konuştu.
Hükümetin geçiş kapılarının en erken zamanda açılması konusunda pozisyonun net olduğunu ifade eden Özersay, Kıbrıs Türk halkının salgınla mücadelede bugüne kadar ortaya koyduğu başarının da bir çuval incirle berbat olmasını istemediklerini söyledi.

Özersay, “Bu kapıların kapanmasını hiç kimse istemez. Normal şartlarda olabilecek en erken zamanda geçiş kapılarının açılmasını istiyoruz. Hükümet olarak bu konudaki pozisyonumuz nettir. Diğer tarafta da bugüne kadar Kıbrıs Türk Halkı ciddi bir fedakarlık ortaya koydu. Eve kapanarak, dükkanını kapatarak ciddi bir fedekarlık ortaya koydu. Şimdi alınacak bir kararla birden bire bir çuval incirin berbat olmasını da istemeyiz. Toplum sağlığının tehlikeye atılmadan sınır kapılarının açılmasının yolunu bulmak önemlidir. Bu da sağlıkla ilgili tedbirlerin tasarlanmasını gerektiren bir meseledir”dedi….
Özersay, Kıbrıs Rum tarafının Covid-19 ile ilgili vaka sayısında verilen mücadelede Kıbrıs Türk tarafına benzer bir noktaya ne zaman geleceğini iyi gözlemleyip, değerlendirmek gerektiğinin söyledi.
8 Haziran 'dan önce Güney’deki pozitif vaka sayısının artması halinde, geçişlerin söz konusu 5 kategorideki kişiler için açılmasının risk taşıyacağını da belirten Özersay, “Böyle bir durumda, tedbirlerimiz daha farklı olacak”dedi.

Özersay, “Rum tarafının durumuna bakacağız. Biz KKTC olarak sağlık açısından hangi tedbirleri alarak yürürlüğe koyabiliriz yada bu kolaylığı sağlayabiliriz buna bakacağız ve nasıl seyredeceğini birlikte göreceğiz.Temkinli olmak zorundayız” diye konuştu.

Türkiye ile kapıların ne zaman açılacağı yönünde bir soruya ise Özersay, “aynı şey Türkiye için de geçerlidir. Türkiye’deki hastalığın seyrine bakmak lazım. Bir de dünyanın insan hareketleri açısından hangi tedbirleri alarak kapıları birbirine açtığına bakarak hareket edeceğiz. Yani bunun aksini düşünmek mümkün değil” şeklinde konuştu.
Türkiye’den ülkeye sadece KKTC vatandaşlarının gelişine müsade ettiklerini belirten Kudret Özersay, "1 Haziran’dan itibaren hangi maksatla yurtdışına gitmiş olursa olsun KKTC vatandaşı ülkeye gelebilecek” dedi.

Kudret Özersay, 1 Haziran’dan uzak olmayan bir tarihte KKTC’ye çalışma izni olan, burada ev satın alan yabancıların gelişine izin vereceklerini açıkladı.
Özersay, “1 Haziran’dan çok uzak olmayan bir tarihte vatandaşımız olmayıp da burada ikameti olan örneğin çalışma izinli olan, Birleşik Krallık vatandaşı olup burada evi olan insanlara da ülkeye gelebilmeleri yönünde karar alacağız” dedi..
Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Kudret Özersay, Pile’deki KKTC vatandaşlarının mağduriyetlerinin farkında olduklarını ve bunu aşmak için bazı fikirler geliştirdiklerini de anımsattı.

Özersay, dün itibari ile Bakanlar Kurulunda Pile konusunda bir karar aldıklarını ve Pile’deki vatandaşların Kuzey’e geçişlerinin kolaylaştırılması konusunda Sağlık Bakanlığına yetki verdiklerini belirtti.

Kudret Özersay, Pile’deki vatandaşların Güney’e geçmeyeceği konusunda kişisel taahhütte bulunması ve denetlenmesinin, Kuzey’ ilk geçişinde de PCR testi yapılması gerekeceğini ifade etti.

Özersay konuşmasında şu ifadelere de yer verdi:

“Ben Pile köyünde kalırım Rum tarafına da giderim. Türk tarafına da karantinasız giderim derseniz o zaman bir manası yoktur dışarıya kapanmanın. Dolayısıyla benim iş yerim Kuzey’dedir, gitmek zorundayım. Yada ailem Kuzey’dedir sürekli gitmem gerekir, onlara bakmam gerekir diyen insanların listeye adını yazdırıp bir taahhadütte bulunup, bundan sonra ben Rum tarafına gitmeyeceğim ona benzer bir taahhadüt altına girecek. Bu da zaten köyde muhtar ve azalar şeklinde bir mekanizma ile denetlenebilecek. Kişisel taahhadüt üzerinde formüle edilebileceğini düşünüyoruz. Ama bunun sağlık ayağının hangi şekilde takviye edileceğine Sağlık Bakanlığı karar verecek. Sağlık Bakanlığı 1 Haziran itibari ile Pilelilere bu geçişi kolaylaştıracak adımı yürürlüğe koyacaktır'

Bu dönemde toplum sağlığının herşeyden önde geldiğini vurgulayan Özersay, “Toplum sağlığını tehlike altına koymaksızın Dışişleri Bakanlığı olarak biz bazı tedbirler alıyoruz. Belli bazı dökümanların iletilmesi söz konusu ise o anlamda biz yardımcı oluyoruz. Yada diplomatların veya diplomatik temsilciliklerin, BM personeli de dahil olmak üzere kısıtlamalara gittik.Bu kısıtlamalar çerçevesinde onların da görevlerini yerine getirmelerine yardımcı oluyoruz” şeklinde konuştu.

Bir soru üzerine Kudret Özersay, bedelli askerlikle ilgili düzenlemenin Bakanlar Kurulu’nda görüşüldüğünü ve 3 nokta üzerinde uzlaşıldığını aktardı.

Özersay müjdeyi şu sözlerle verdi:

“Bedelli askerlik konusu askerlik yasasında değişiklik gerektirdiği için Bakanlar Kurulu’na bir önerge olarak gelip Meclis’e sevk edeceğimiz bir konudur. Üzerinde uzlaşılan konulardan bir tanesi 2015’in öncesinde yurtdışına gidip kalmış, kaçağa düşmüş olanlar ve hak yitirenlerin yararlanabileceği bir aftır. Bu kişilerin belli bir miktar para ödeyip askerlik muafiyetine dahil olmaları sağlanabilecek. Bu afla ilgili olan maddenin yürürlüğe girmesi durumunda çeşitli nedenlerle kaçağa düşmüş olup ülkeye giriş yapamayanların ülkeye gelmeleri mümkün kılınacak. İkincisi, bedelli askerlik kapsamına giren, doktora yapan öğrencilerin de dahil olduğu vatandaşlarımızın belli bir miktar para ödeyip hiç para vermemesine ilişkin düzenlemedir. Üçüncüsü de bedelli askerlik kapsamına girip de sadece 15 gününü yapmış, diğer 15 gününü yapmamış olanlara yönelik bir düzenleme. Bir miktar ödeme yapıp kalan 15 gün askerliği yapmadan terhis olmaları sağlanacak” (BRT)