IMF Başkanı Georgieva: Küresel ekonomi Kovid-19 krizinin derinliklerinden çıkıyor

Eklenme Tarihi: 06 Ekim 2020

Georgieva, “Küresel ekonomi, Kovid-19 krizinin derinliklerinden çıkıyor. 2. ve 3 çeyreklerdeki gelişmelerin beklenenden daha iyi olduğunu tahmin ediyoruz. Bu, 2020 için küresel tahminlerimizde küçük bir yukarı yönlü revizyona izin veriyor” dedi.

Uluslararası Para Fonu (IMF) Başkanı Kristalina Georgieva, London School of Economics and Political Science ev sahipliğinde düzenlenen “Krizin Üstesinden Gelmek ve Daha Dirençli Bir Ekonomi İnşa Etmek” başlıklı etkinlikte, küresel ekonomiye ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Küresel ekonomik faaliyette bu yılın ikinci çeyreğinde benzeri görülmemiş bir düşüş yaşandığını anımsatan Georgieva, “IMF, haziranda 2020 için küresel ekonomide ciddi bir daralma öngördü. Bugünkü tablo daha az vahim.” değerlendirmesinde bulundu.

Georgieva, ikinci ve üçüncü çeyreklerdeki gelişmelerin beklenenden biraz daha iyi olduğunu tahmin ettiklerini aktararak, “Bu, 2020 için küresel tahminlerimizde küçük bir yukarı yönlü revizyona izin veriyor. 2021’de kısmi ve düzensiz bir toparlanma öngörmeye devam ediyoruz.” diye konuştu.

“Felaket bitmedi”

Alınan olağanüstü politika önlemlerinin dünya ekonomisini desteklediğini ifade eden Georgieva, “Hükümetler, hanehalklarına ve şirketlere yaklaşık 12 trilyon dolarlık mali destek sağladı. Benzeri görülmemiş para politikası eylemleri, kredi akışını sürdürerek milyonlarca firmanın hayatta kalmasına yardımcı oldu.” dedi.

Georgieva, ABD ve Avro Bölgesi dahil olmak üzere birçok gelişmiş ekonomi için ekonomik gerilemenin son derece sancılı olmaya devam ettiğini ancak beklenenden daha az şiddetli olduğunu, Çin’in ise beklenenden daha hızlı bir toparlanma yaşadığını kaydetti.

Yükselen piyasalar ve düşük gelirli ülkelerin istikrarsız bir durumla karşı karşıya kalmaya devam ettiğine dikkati çeken Georgieva, “Küresel ekonomi, Kovid-19 krizinin derinliklerinden çıkıyor. Ama bu felaket bitmedi. Artık tüm ülkeler benim ‘uzun tırmanış’ olarak adlandırdığım, uzun, düzensiz ve belirsiz olacak zorlu bir tırmanış ile karşı karşıya ve bu aksiliklere yatkın.” şeklinde konuştu.

Küresel kamu borcunda rekor beklentisi

Kristalina Georgieva, ekonominin önündeki yolun olağanüstü belirsizliklerle gölgelendiğini belirterek, yüksek risklerin olmaya devam ettiğini ve birçok ülkenin daha savunmasız hale geldiğini söyledi.

Mali önlemler, üretim ve gelir kaybı nedeniyle borç seviyelerinin yükseldiğine işaret eden Georgieva, küresel kamu borcunun bu yıl GSYH’nin yaklaşık yüzde 100’ü gibi rekor bir yüksekliğe ulaşacağını tahmin ettiklerini aktardı.

Georgieva, orta vadede küresel üretimin salgın öncesi tahminlerin oldukça altında kalmasını beklediklerini ifade ederek, neredeyse tüm ülkeler için yaşam standartlarının gelişiminde bir gerileme olacağını kaydetti.

Daha dirençli ekonomi için reform vurgusu

IMF’nin 81 ülkeye benzeri görülmemiş hızda ve ölçekte finansman sağladığını hatırlatan Georgieva, “Borç verme taahhütlerinde 280 milyar doların üzerine ulaştık. Mart ayından bu yana bunun üçte birinden fazlası onaylandı. Daha fazlasını yapmaya hazırız. Üyelerimizin hizmetlerine sunabileceğimiz, toplam 1 trilyon dolar borç verme kapasitemizden hala önemli kaynaklarımız var.” dedi.

Daha dirençli bir ekonomi inşa etmek için temel reformlara ihtiyaç olduğunu vurgulayan Georgieva, güçlü ve sürdürülebilir bir toparlanma için gerekli olacak büyük yatırımların yönlendirilmesi gerektiğini belirtti.

Yeni bir IMF araştırmasının, gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde kamu yatırımlarının GSYH’nin sadece yüzde 1’i kadar artırılmasının 33 milyona yakın yeni istihdam yaratabileceğini gösterdiğini aktaran Georgieva, şunları kaydetti:

“Pek çok durumda, iyi tasarlanmış yeşil projelerin geleneksel mali teşviklere kıyasla daha fazla istihdam yaratabileceğini ve daha yüksek getiri sağlayabileceğini biliyoruz. Daha yüksek verimlilik ve daha yüksek maaşlı yeni işler vadeden hızlandırılmış bir dijital dönüşümün de devam ettiğini biliyoruz. Vergi sistemlerini yeniden düzenleyerek ve eğitim ile dijital altyapıya yatırım yaparak bu potansiyeli açığa çıkarabiliriz.”

 

AA/BRT