Sağlık Bakanlığı:KKTC’de 5 yılda 3 bin 663 kanser tanısı kondu

Eklenme Tarihi: 31 Mart 2021

Sağlık Bakanlığı 1-7 Nisan 2021 Dünya Kanser Haftası nedeniyle bakanlık bünyesinde yapılan çalışmalarla ilgili bilgiler aktardı.

Sağlık Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, erken tanının önemine dikkat çekilerek, “Kansere karşı en büyük silahımız bilgi ve eğitimdir. Kansere karşı mücadelede toplum, devlet, eğitim kurumları ve sivil toplum örgütleri ile elele ilerlemek büyük önem taşımaktadır.

Kanser, dünyada ve ülkemizde sebebi bilinen ölümler sıralamasında kalp ve damar hastalıklardan sonra ikinci sırada gelen önemli bir toplum sağlığı problemidir. Ayrıca sosyal ve ekonomik yönleri de olan insan haklarını etkileyebilen, küresel ve her yaşta görülebilen bir sorundur. Bu çerçevede kanserden korunmak büyük önem arz etmektedir. Kanserden korunma mücadelesinde bireylerin, eğitim kurumlarının ve sivil toplum örgütlerinin devlet ile birlikte hareket etmesi oldukça önemlidir” denildi.

 

Kanserin korunulabilir bir hastalık olduğunun vurgulandığı açıklamada, doğru korunma stratejileri ile kanser vakalarının üçte birinin önlenebileceği ifade edildi. Kanser oluşumunda etkisi olan kötü beslenme, hareketsiz yaşam, tütün ve alkol kullanımı ile güneş ışığının zararlı etkilerine maruz kalma gibi çevresel etkenlerin kontrol altına alınmasının kanserin görülme sıklığını azaltacağı ifade edilirken, “Dolayısıyla sağlıklı yaşam davranışları ile kansere karşı korunulabilmekte ve tarama programları sayesinde erken teşhis konularak yaşam süreleri uzatılabilmektedir” ifadeleri kullanıldı.

Sağlık Bakanlığı’ndan yapılan açıklamanın devamında şunlar kaydedildi:

“Kanserde Erken Tanı Birimimizde ‘Erken tanı hayat kurtarır’ prensibiyle meme, kolorektal (bağırsak) ve serviks (rahim ağzı) kanserlerine karşı tarama hizmetleri ücretsiz verilmektedir. Ülkemizde  uygulanan kanser tarama programlarının etkinliğinin artırılması için ulusal standartlar belirlenmiştir. Bu çerçevede; ülkemizde meme kanseri taraması 40-69 yaş arasında mammografi ile, rahim ağzı kanserleri taraması 30-64 yaşları arasında devam edilen vajinal smear (sürüntü) ile,  bağırsak kanserlerine yönelik tarama 50-74 yaşlar arasında dışkıda gizli kan testi  ile yapılmaktadır.

Bütün bu taramalar sayesinde bu üç kanser türünde de erken teşhis imkanları artacak ve hastalarımızda ciddi yan etkilere neden olan tedavilerin önüne geçilecektir. Kanserde Erken Tanı Birimimizde 2020 yılında toplam 2314 kişiye bağırsak kanseri taraması yapılmıştır. Yine 2020 yılında toplam 1080 mammografi çekimi yapılmıştır. Bu rakamlar 2020 yılında rahim ağzı kanseri tarama testi (smear) için toplam 722 kadın şeklindedir.

18.02.2015 yılında KKTC Sağlık Bakanlığı ile Doğu Akdeniz Üniversitesi Dr. Fazıl Küçük Tıp Fakültesi işbirliği ile Kanser Kayıtçılığı ve Kanser Tarama Projesi, TC Büyükelçiliği Kalkınma ve Ekonomik İşbirliği Ofisi ve TC Halk Sağlığı Kurumu Kanser Dairesi Başkanlığı desteği ile yürütülmeye başlanmıştır. Bu projeyle Kanser Kayıtçılığı ve Kanserde Erken Tanı ve Tarama 2 ayrı birim  olarak düzenlenerek kanser kayıtçılığı nüfus tabanlı olarak yapılmaya başlanmıştır.  22 Ekim 2018 tarihinde “Kanser Hastalığı Bildirim Yasası” nın KKTC Meclisi’nden geçmesiyle Kanser bildirimi  zorunlu bir hastalık olmuştur. Yasal mevzuatın tamamlanmış olması Kanser Kayıtçılığına ivme kazandıracak önemli bir adımdır. Kanser Bildirim Formu’na KKTC Sağlık Bakanlığı web sayfasından ulaşmak mümkündür.

Kanser Kayıtçılığında ilk veriler 2012 yılına aittir. Mayıs 2018 yılında açıklanan verilere göre erkeklerde en sık rastanılan kanser  türü kolorektal kanserler kadınlarda ise meme kanseridir.”

KKTC’nin ilk 5 yıllık kanser verileri ise şöyle aktarıldı:

“3663 yeni kanser olgusu tanı almıştır. Bunların 1854’ü erkek, 1809’u ise kadınlardan oluşmaktadır. Malign melanom dışı cilt kanserleri hariç tutulduğunda ise toplam olgu sayısı 3157 olarak saptanmıştır. Bunların 1567’si erkek, 1590’ı ise kadındır.

Erkeklerde en sık görülen ilk beş kanser tipi Prostat, Akciğer, Mesane, Kolorektal kanserler ve Lenfoma olarak saptanmıştır.

Kadınlarda ise; en sık görülen ilk beş kanser tipi Meme, Tiroid, Kolorektal kanserler, Rahim kanserleri ve Lenfoma olmuştur.

Kanser olgularının ilçelere göre dağılımına bakıldığında, en yüksek insidans Lefkoşa’da saptanmış olup, bu değer 100.000 kişide 228’dir. Diğer ilçelerde ise Kuzey Kıbrıs genel insidansından (100.000 kişide 197) daha yüksek bir hız saptanmamıştır.

Kuzey Kıbrıs kanser insidanslarının komşu ülkeler ve Dünya insidansları ile karşılaştırılması sonucunda, Kuzey Kıbrıs kanser insidanslarının özellikle komşu ülkeler ile benzer olduğu görülmüştür.

Kanser olgularının hangi evrede teşhis edildiklerine dair istatistiklere göre; Erkeklerde Akciğer kanserlerinin yüzde 69’unun uzak metastaz döneminde tanı almaktadır. Kadınlarda ise; Meme kanserlerinin yüzde 38’inin, Kolorektal kanserlerin %42’sinin bölgesel doğrudan yayılım ve lenf nodu yayılımı aşamasında tanı aldığı görülmüştür.

Ülkemizde kanserle olan mücadelemiz bütün toplumsal unsurların desteği ile devam etmektedir ve etmeye de devam edecektir. Kanserle mücadele uzun soluklu bir maratondur ve ekonomik güç, siyasal istikrar ile birlikte halkımızın da aktif katılımını gerektirmektedir. Bu nedenle kanserle bireysel mücadele için kanserle ilgili doğru bilgilere ulaşabilmek, kanserin risk faktörlerine maruziyeti azaltmak ve sağlıklı bir hayat tarzı sürdürebilecek alışkanlıklar kazanmak çok önemlidir.”

Kanserle bireysel mücadele için şu öneriler yapıldı:

Tütün ve tütün ürünlerini kullanmayınız…

Tütün kullanımı tüm dünyanın karşı karşıya kaldığı en büyük salgınlardan biridir. Her yıl 7 milyon kişi tütün kullanımına bağlı hayatını kaybetmektedir. Bu ölümlerin 6 milyondan fazlası direkt olarak tütün kullanımına bağlı, 890 bini ise pasif olarak tütün ve tütün ürünlerinin dumanına maruz kalanlardır.Tütün ve tütün ürünleri sadece kullanıcısının değil pasif olarak dumanına maruz kalanların da sağlıklarını olumsuz etkilemektedir.Pasif tütün dumanı 4000’ den fazla kimyasal bulunmaktadır.Bu kimyasallardan 250’ si sağlığa zararlıdır ve en az 50’ si de kansere sebep olmaktadır. Pasif tütün dumanı her yıl 890 bin kişinin genç yaşta ölümüne sebep olmaktadır.Tütün kullanımı akciğer, larenks, ağız, yutak borusu, boğaz, mesane, böbrek, karaciğer, mide, pancreas, kolon (bağırsak), rektum, serviks(rahim ağzı) kanserlerine ve akut lösemiye sebep olur. Pasif tütün dumanı tütün kullanmayan kişilerde akciğer kanserine sebep olmaktadır.

Hareket edin…

Sağlıklı beslenin ve obezite ile mücadele ediniz: Obezite yutak borusu, kolorektal (bağırsak), meme, rahim ve böbrek kanserlerine sebep olur.

Alkol kullanımını sınırlandırınız: alkol ağız, farenks, larenks, yutak borusu, karaciğer, kolorektal (bağırsak) ve meme kanserlerine sebep olur. Alkol kullanımı miktarı arttıkça kanser riski artmaktadır. Bazı kanser türlerinde risk alkolün ve  tütünün birlikte kullanımı ile artmaktadır.

Bazı enfeksiyonlar : H.Pylorii, HPV, Hepatit B ve C, EBV kansere sebep olabilir. Kişisel hijyeninize dikkat ederek kendinizi koruyunuz!

Çevresel kirlilik: hava, su ve toprak kirliliği. 2012 de 3.2 milyon kişinin hava kirliliğine bağlı erken öldüğü tesbit edilmiştir. Bunların 200 binden fazlasının akciğer kanserine bağlı olduğu tesbit edilmiştir. Çevreyi temiz tutunuz!!

Mesleki risk faktörleri: akciğer kanseri,mezotelyoma ve idrar torbası kanserleri ile ilişkili bulunmuştur.  Mesleki risklerinizi öğreniniz ve önlem alınız.

Radon gazı: evinizi her gün düzenli olarak havalandırınız.

Radyasyon: Ultraviole ve güneş ışınlarından korununuz.

Cep telefonu kullanırken kulaklık kullanınız.

Kendi bedeninizi iyi tanıyınız. Şikayetlerinizi ertelemeden doktorunuzdan tıbbı yardım isteyiniz.

Doğru bilgiye ulaşmak için uzmanlardan yardım isteyiniz.