Solyalı: 20-30 yıl sonra artık içten yanmalı motor üretilmeyecek

Eklenme Tarihi: 17 Mayıs 2020

Doğu Akdeniz Üniversitesi Araç Geliştirme Merkezi Başkanı Yrd. Doç. Dr. Davut Solyalı, otomotiv sektöründe geleceğin artık elektrikli araçlarda olduğunu belirterek, bir çok ülkenin şimdiden karar aldığını ve 20-30 yıl sonra içten yanmalı motor üretmeyeceğini vurguladı.

Solyalı, Dünyada geleceğin elektrikli araçlar olduğunu ve bunun önüne geçilmeyeceğini bu alanda teknolojide ilerlemeye devam edeceğini vurguladı.

KKTC’nin mesafeler çok küçük olduğu için elektrikli araç kullanımında en uygun şartlara sahip olduğunu kaydeden Solyalı, 300 kilometre menzilli bir araç ile adanın bir ucundan diğer ucuna rahatlıkla şarj etmeden gidilebileceğini kaydetti.

Solyalı, DAÜ Elektrikli Araç Geliştirme Merkezi olarak son ürettikleri 1 TL ile 100 kilometre giden tasarımı ve üretimi tamamen yerli olan “Da Vinci” isimli elektrikli aracın toplumda büyük ilgi gördüğünü kaydederek, bu aracı geliştirebileceklerini veya sıfırdan bir yarış arabası da yapabileceklerini anlattı.

Doğu Akdeniz Üniversitesi, Yrd. Doç. Dr. Davut Solaylı önderliğine öğrenci projesi kapsamında 2016 yılında “Alizvavra”, 2017 yılında “Z-Zero”, 2018 yılında “Mediterranean Shark”, ve “No 1” ve 2019 yılında Mediterranean Storm ve son olarak da 2020 yılında büyük ilgi gören “Da Vinci “isimli elektrikli aracı üretti.

Da Vinci ile tek bir şarjla 100 kilometre kat etmek mümkün. Bu da Lefkoşa-Gazimağusa yolunu yaklaşık 1 TL’ye gitmek anlamına geliyor.
Şubat ayında DAÜ mezuniyet töreninde sergilenen ve büyük ilgi gören Da Vinci, elektrikli batarya sistemi ile çalışıyor. Lityum-iyon pil teknolojisi kullanılan araçta hızlı şarj özelliği ile yarım saat, yavaş şarj özelliği ile de 3 saatte şarj etmek mümkün
Tek yolculu olarak tasarlanan araçta içerisine entegre edilen ünite ile telefon ve küçük elektronik aletler de şarj edilebiliyor.
Araçta rejeneratif frenleme ile batarya yeniden şarj edilerek yüksek enerji verimliliği sağlanıyor.

Araç 6 ay gibi bir test sürüşü sonrasında DAÜ kampüsünde posta işlerinde kullanılmaya başlanacak.
Doğu Akdeniz Üniversitesi Elektrikli Araç Geliştirme Merkezi Başkanı Yrd. Doç. Dr. Davut Solyalı, merkezin oluşumu, projeleri, gelecekteki hedefleri, elektrikli araçların geleceği ve KKTC’de kullanımı gibi konularda TAK muhabirinin sorularını yanıtladı.

Yrd. Doç. Dr. Davut Solyalı, 2016, yılında elektrikli arabalar henüz bu kadar gündemde değilken. DAÜ Makine Mühendisliği bölümünde mekatronik koordinatörüyken 3-4 kişilik öğrenci grubuyla Kıbrıs ağzında “alizavra” denilen proje ile bu hayvana benzeyen 3 tekerlekli bir araç yaptıklarını anlattı.

Bütçesiz olan bu projeyi bölümün içerisinde önceden yapılmış diğer projelerden toplama aksamlar ile gerçekleştirdiklerini belirten Solyalı, “Arabayı yaptıktan sonra üniversitede birkaç deneme sürüşü yaptık. Yeşil kampus, rektörün de önem verdiği vizyonunda olan bir konuydu ve bir adım daha ileri giderek ‘gerçek anlamda bir araba yapalım’ düşüncesi oluştu. Ve yine öğrenci projesi kapsamında TÜBİTAK’ın elektikili araç verimlilik yarışmasına katılma kararı alındı.2017’de Z-Zero adlı aracı ürettik. İlk yarışmada mekatronik tasarım ödülü kazandık. 80 küsur üniversite arasında ilk 20’ye girdik.” dedi.

İlk adımda çok büyük başarı elde ettiklerini ve bunun motivasyon kaynağı olduğunu vurgulayan Solyalı, işi sürdürülebilir ve kalıcı, üniversitenin yapısına bağlı hale getirmek için de 2017 yılında merkezin kurulduğunu anlattı.

Da Vinci projesinin ‘ara sıcak’ dedikleri projelerden olduğunu esas projelerinin her yıl Tübitak yarışlarına katılmak olduğunu söyleyen Solyalı, “Şubat döneminde arada bu boşluğu değerlendirip çıkardığımız projeler var. “No:1” diye bir sürücülü ürettiğimiz araba vardı. Bu yıl da aynı konsepti devam ettirerek tek kişilik bir araba ürettik.” dedi.

Elektrikli araç ile ilk amaçlarından birinin öğrencilerin takım çalışması ve mühendislik alanlarında tecrübe kazanması olduğunu vurgulayan Solyalı, “Bir elektrikli araç tüm mühendislik alanlarında tecrübe elde edebileceğiniz bir yerdir” dedi.

Elektrikli arabayı yapmaktaki ikinci amaçlarının toplumu bilgilendirmek. ilham kaynağı olmak, dışarıda olan teknolojiyi biraz da anlatabilmek olduğunu vurgulayan Solyalı şöyle devam etti:

“Merkezin bir Ar-Ge kısmı var, ama bu kısım topluma yönelik değil. Ar-Ge kısmı bizim yarışmalarda kullandığımız kısmı. Çünkü Tübitak yarışlarında yerli ürün diye bir takım kıstaslar vardır. Bizim bu kıstasları yerine getirmemiz için bu Ar-Ge çalışmalarını yapmamız lazım. Örneğin aracın motorunu biz sıfırdan kendimiz üretiyoruz, Tasarımını da, üretimini de biz kendimiz yapıyoruz.

Son gittiğimiz yarışmadaki aracın tekerleklerinin jantına kadar hepsini biz kendimiz ürettik.
Hammadde dışında aldığımı bir şey yok, gerisinin hepsini biz tasarlayıp üretiyoruz.
Da Vinci projesini daha çok toplumu bilinçlendirme adına gerçekleştirdiklerinin altını çizen Solyalı, “Ar-Ge’de, yarışmada kazandığımız tecrübeyi topluyoruz know--how kazanıyoruz. Bunu projeyle halka anlatıyoruz”

Merkezin aynı zamanda TeamAda olarak elektromobil yarış takımı ile uluslararası alanda KKTC’yi temsil ettiğini söyleyen Solyalı, “Bizim yarışmaya gittiğimiz araçlar şu anda ileri teknoloji araçlar. Bugün süper arabalarda kullanılan karbon teknolojisi bizim aracımızda kullanılan aynı teknoloji. Bunu nasıl yansıtabilirsiniz? Günlük kullanımda halkın önüne koymanız lazım, Da Vinci de bu şekilde önek proje.” dedi.

Da Vinci’nin 100 kilometrelik menzilinin kendileri için bir sınır olmadığını belirten Solaylı, menzili artırmanın mümkün olduğunu söyledi.
NEDEN ‘DA VİNCİ’ İSMİ VERİLDİ?
Solyalı elektrikli araca Da Vinci isminin verilmesini de şöyle açıkladı.
“Da Vinci mühendislerin babası, bana bayağı bir ilham kaynağı olmuştur. Mühendislik anlamında onun da bir çok tasarımı olmuş. Verilen bilgiye göre ilk otomobil tasarımı yapanlardan birisi. Öncü yapısından dolayı biz “Da Vinci dedik. Çünkü Bizim için de bir öncü, topluma yansıttığımız ilk adım . Bu açıdan Da Vinci dedik.

Da Vinci’den sonraki stratejilerinin daha tam oturmadığını anlatan Solyalı, “Henüz stratejimizin ikinci adımı tam oturmadı. Da Vinci’den beklentimiz yüksekti ama bu kadar yoğun ilgi göreceğini beklemiyorduk. Bu kadar ilgi olduğuna göre Da Vinci’de de iyileştirmeler yapabiliriz. versiyon iki, versiyon üç çeklinde. Veya Da Vinci’yi bir kenara bırakıp sıfırdan yeniden başlayıp bir spor araba, bir lüks araba da yapabiliriz” dedi.

Elektrikli araç üretiminin finansmanının okul bütçesinden karşılandığını anlatan Solaylı, öğrenci projesi olduğu için öğrencilere ayrılan bazı fonlardan yaralandıklarını belirtti ve “Ama çok da büyük maliyetlere bize mal olmuyor bu iş.” diye de ekledi.

Solyalı merkez olarak aldıkları uluslararası ödüllere de değinerek, 2017 yılında Z-Zero ile 80 üniversite arasında 20. olduklarını ve mekatronik tasarım ödülü aldıklarını 2018 ‘de köpek balığı konsepti araç ile ilk dokuza girdiklerini 2019 ‘da ise fırtına konseptli araç ile ilk 5’e girdiklerini ve tanıtım ve yaygınlaştırma ödülü aldıklarını anlattı.

Merkez olarak gelecekle ilgili bir kaç paralel proje yürütme amacında olduklarını söyleyen Solyalı, “Yapmakta olduğumuz güneş çiçeği projesi var. Güneş panellerinden oluşan ve ağaca benzeyen bir yapı oturma alanı üzerine monte edilecek. İsteyen diz üstü bilgisayarı ve cep telefonlarını burada şarj edebilecek. Ağaca benzeyeceği için görüntü kirliliği olmayacak.” Dedi

“Su götürmez dünyadaki gelecek elektrikli araçlardır.” Diyen Solyalı, bunun önüne geçilemeyeceğini bu alanda teknolojide ilerlemeye devam edileceğini kaydetti.

Şu anda elektrikli araçların gelişimini etkileyen, ileri atılmasını bir nebze yavaşlatan faktörün pillerin kapasiteleri, şarj dolum süreleri olduğunu söyleyen Solyalı, “Dolayısıyla pil teknolojisinde bir ivme yakaladığımızda elektrikli araçlar teknolojisi de da aynı hızla hızlanacak. Ama şu an içerisinde bulunduğumuz teknoloji yapısı ile bile bu ivme yeterlidir. Dünyadaki trend bu olacak bundan hiç kaçış yoktur. Araçlar giderek daha konforlu olacak, daha uzun menzilli olacak. Daha hafif ve daha sağlam ve sürücü açısından daha güvenilir olacak.”diye konuştu.

Elektrikli araçlarda en çok yer kaplayan bölümün piller olduğunu, oysa İçten yanmalılarda motor ve motor ve aksesuarlarının çok yer kapladığına dikkat çeken Solyalı, Elektrikli araçlarda motor çok az bir yer kaplıyor. Hem malzemeden geri dönüşüm yapılabilir. Aynı zamanda yağ tüketimi, yakıt tüketimi, karbon salınımı yok. Dolayısıyla gelecek kesinlikle elektrikli araçlardır.” dedi.

Solyalı elektrikli araçların KKTC’de kullanımı ile ilgili de şunları söyledi.
KKTC bağlamında benim görüşüm mesafeler çok küçük olduğu için elektrikli araçta en uygun şartlara sahibiz. Bugün 300 kilometre menzilli bir araç aldığınızda adanın bir ucundan diğer ucuna rahatlıkla şarj etmeden gidebilirsiniz.

Çoğu insan elektrikli aracı gece evinde, garajında şarj ediyor. Şarj sabaha kadar devam ediyor. Bizim gittiğimiz uzun mesafeler yok. İş araçları için bu mesafe farklı olabilir.”
Uzun mesafeler içim hızlı şarj istasyonu opsiyonları olduğunu bunlardan yararlanılabileceğini söyleyen Solaylı, bir uyarıda da bulundu.

KKTC’nin elektrik şebekesinin büyük nüfuslu ülkelere göre daha zayıf olduğunu, her yere çok hızlı şarj istasyonlarını şebekenin kaldırmayacağını söyledi.
Solyalı, “Bir iki tane, tek tük yerde olması sorun olmaz ama bunun yüzlerce bir yere odaklı olması sorun yaratacaktır. Bizim böyle bir şeye de ihtiyacımız yok mesafeler çok kısa olduğu için gece evde şarj edebilirsiniz” dedi.

Da Vinci Projesi’nde yer alan öğrencilerden Melisa Menteşoğulları , “Bizim için gerçekten çok değerli bir tecrübe oldu. Mühendislikte derslerde öğrenebileceklerimizin belli bir limiti var ama böyle bir projede çalıştığımızda öğrenebileceklerimiz çok daha farklıdır. Bana kattığı şeyler mühendis olarak çok farklı. Proje bize hayallerimizi gerçekleştirme fırsatı sundu 22 yaşındayım araba tasarımı ve üretiminde yer almayı hayal edemezdim.”dedi.

Zehra Bıyıklı, toplumun Da Vinci’ye verdiği olumlu tepkinin kendisini etkilediğini belirterek, bu etkileşim sonucunda nasıl ilerleyebileceklerine dair de fikir edindiklerini söyledi.