Tatar: 5+1 konferansına yönelik mesajlarımızı açık ve net veriyoruz

Eklenme Tarihi: 13 Ocak 2021

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Temsilcisi Elizabeth Spehar ile 1 saat 10 dakika süren bir görüşme yaptı.

Görüşme sonrası açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Tatar, görüşmede hem Barış gücü, hem de iyi niyet misyonu çerçevesinde sunulan raporun detaylarının konuşulduğunu belirterek, Kıbrıs Türk tarafının 5+1 konferansına yönelik duruşunu ve beklentilerini de bir kez daha görüşme fırsatı bulduklarını söyledi.

Tatar, federal temelde bir anlayışın artık geride kaldığını ve 5+1 konferansından sonra resmi müzakere sürecinin ancak egemen eşitliğe dayalı, işbirliği içerisinde ve iki eşit devlet görüşü çerçevesinde olabileceğini yinelediklerini kaydetti.

Tatar ‘Şu anda bir hazırlık dönemindeyiz. Ciddi anlamda 5+1 konferansının Şubat sonu veya Mart başı pandeminin gidişatına bağlı olarak düzenlenmesi için etkin bir çalışma yürütülmektedir. BM bunun üzerinde çalışmaktadır. Rum tarafı da garantör ülkeler de bizler de bu toplantıya katılacağımızı ifade ettik’ dedi.

İki toplumlu teknik komitelerin çalışabilmesi için birtakım çalışma içinde olduklarını ifade eden Tatar, görüşmede Avrupa Birliği’nden gelecek aşı konusunu da ele aldıklarını, bu konuda gerekli zemin için Birleşmiş Milletler’den yardım istediklerini açıkladı.

Tatar, ‘Çünkü bizim muhatabımız Avrupa Birliği’dir, Kıbrıs Rum Yönetimi değildir. Burada ilgili teknik komiteden arkadaşların bize sundukları son raporda bazı sıkıntılar olabileceğini, çünkü Rum Yönetimi üzerinden bize verilmesi noktasında karşı tarafın bir beklentisi olabileceğini, bizim de bunu kabul etmeyeceğimizi söyledik. Neticede bu aşılar bize gelecekse, ki verileceği söylenmiştir direkt AB üzerinden bunun da hassasiyetle ilgili Sağlık Komitesi tarafından takip edilmesi gerektiğini söyledik ve onların da bu konudaki katkılarını istedik’ dedi.

Gelinen aşamada Kıbrıs Türk tarafının pozisyonunun açık ve net bir şekilde karşı taraftan da anlaşıldığını, BM’nin işi yakınen takip ettiğini, müzakerelerin artık Kıbrıs’ta ve bölgede yeni bir pozisyonun olduğu noktasında bir algı yaratıldığını ifade eden Tatar, Kıbrıs ve Doğu Akdeniz’in artık eskisi gibi olmadığına işaret etti.
Tatar, ‘Artık bu eksende meseleye baktığımızda egemen eşitlik temelinde yan yana yaşayan iki devletin özellikle uluslararası statüsü bakımından da karşılıklı iyi niyet çerçevesinde hatta aynı statüde müzakere masasında adil kalıcı ve sürdürülebilir bir anlaşmanın çıkması için bu zeminin daha da zemin bulması, daha da sağlamlaştırılması gerekmektedir. Biz mesajlarımızı açık ve net veriyoruz. Türkiye Cumhuriyeti de aynı şekilde bizlerin verdiği mesajları veriyor’ dedi.

Türk tarafının 5+1 konferansına en iyi şekilde hazırlanmak suretiyle Kıbrıs Türk halkının beklentilerini ve geleceğe yönelik bakış açısını en iyi şekildeilettiğini de belirten Tatar, Avrupa Birliği’nin ise bu işin bir parçası olmadığını vurguladı.
Tatar ‘Bizim esas itibariyle bu konferansta muhatabımız BM’dir. BM’nin iyi niyet misyonu çerçevesinde bütün bu toplantılar düzenleniyor. Eğer teknik bakımdan AB’den bir bilgi istenecekse o bilgi istenebilir ama AB bu toplantıların bir parçası değildir. Yunanistan ve Rum tarafının AB üyesi olması nedeniyle AB bu toplantılarda taraf olabilir’ dedi.

Güven Yaratıcı önlemlerin de şu an için Türk tarafının gündeminde olmadığını belirten Tatar, ‘5+1 konferansında Güven Yaratıcı Önlemler veya ona benzer bir hamle, meseleyi saptırma anlamına gelecektir. Dolayısıyla bu konuların toplantıda gündeme gelmesini kabul etmeyeceğimizi ifade ettik’ diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Tatar, BM’nin tarafsızlığına, iyi niyetine ve iki taraf arasında bir anlaşma olabilecekse kendilerinin arabuluculuğunun, objektif ve tarafsız bir yaklaşımla yürütülmesinin gerektiğini kendilerine ifade ettiklerini, onların da kendilerini haklı bulduklarını söyledi.

Cumhurbaşkanı Tatar, kendisinin Cumhurbaşkanı seçilmesi dolayısıyla artık yeni bir sayfa açıldığını, eski sayfaların bir netice vermediğini, bunları da bütün halkın ve uluslararası toplumun gördüğünü Spehar ile tartıştıklarını anlattı.

Tatar, ‘Bizler için esas olan Kıbrıs Türk Halkının varlığıdır, egemenliğidir, bağımsızlığıdır ve buna göre yeni konjonktürde egemen eşitliğe dayalı, yan yana yaşayan iki devletin işbirliğinin ön görülmesidir. Biz bunu dünyaya anlatıyoruz ve çok iyi anlattığımızı da düşünüyorum’ dedi.

Gösterilen tüm iyi niyete rağmen Kıbrıs Türk tarafının karşılık bulamadığını bu nedenle Maraş açılımı dahil bazı açılımlara gittiklerini belirten Tatar, artık halka daha güvenli ve daha umutlu bir gelecek sunmak için anavatan Türkiye ile yüzde yüz uyum içerisinde mücadele verdiklerini söyledi.